Turaneli.Net-Seçim Deklarasyonu

 logo

Dolu dizgin seçimlere gidiyoruz yaklaşık 10 gün sonra milletin önüne konulacak sandık, siyasilerin tüm hünerlerini gözler önüne serdi. Siyaset bilimi açısından gitgide daha da profesyonelleşmesi beklenen seçim çalışmaları her nasılsa önceki yıllara göre daha bir bayağılaşıyor. Siyasilerin vatandaşı konumlandırdıkları yere göre belirledikleri propaganda anlayışından olsa gerek mazot, öss ve bölücübaşı üzerinden prim yapılıyor.

Gazete ve internetten yürütülen siyasal kampanyalar, adi propaganda çalışmaları vatandaşın yüzünü güldürse de, 22 Temmuz sonrası ülkeyi yönetecek kadroların yetersizliğini gözler önüne seriyor. Siyasilere sorduğumuzda mutlaka bir bahaneleri olacağını biliyoruz. Muhtemelen yetersizlikleri adına,Temmuz seçiminin “baskın seçim” (!) olmasını ileri sürecekler. En az bir yıl öncesinden Ankara kulislerinde beklenen seçimin baskınlığından bahsetmek, bunu bahane olarak millet önüne getirmek, yukarıda saydığımız bayağılığın bir başka ispatı olsa gerek.
Öyle ya da böyle 22 Temmuz’da yine seçim gelip geçecek. Kuvvetle muhtemel yine seçimlerden sonra, yeni seçimlere doğru medyadan iktidarın yetersizliği konusunda çeşitli propaganda yayınları yapılacak. Bu hangi parti olursa olsun medyanın zihniyetini değiştirmeyeceğine benziyor. Yüksek Seçim Kurulu her ne kadar seçim yasakları koysa da -ki yasakların bir çoğunun gelişmiş ülkelerde olmayacak şekilde olması ayrı bir tartışma konusudur.- alttan alta yapılacak yayınlarla belden aşağı sürdürülecek kampanyalar etkili olacağa benziyor.

22 Temmuz sonrasını tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Ancak yazımızı kaleme almada ki esas nedene gelecek olursak; Siyasilerin seçim kampanyalarında birbirlerine muhalefet etmekten çok, belden aşağı çalışmaları. Aynı mecliste ülke menfaatleri (!) adına mesai harcayacak vekillerin seçim öncesinde birbirlerine demediklerini bırakmamaları, seçimler sonrası nasıl bir uzlaşma çatısı oluşturacak merak konusu. Aslına bakarsanız cevabı herkes tarafından biliniyor. Ülke menfaatleri adına çalışmak bir yere, parti menfaatleri bile genel kalıyor. Bunların şahsi menfaatlerinin yanında.

Siyasiler bu kadar bayağı bir seviyedeyken, medya ne durumda? Çok da farklı olmasa gerek. Yaptıkları yayınlar siyasileri aratmayacak biçimde. Yayınları bir kaç seviyeli medya kuruluşu dışında mide mulandıracak cinsten. Magazin gazetecileri bile “magazin malzemeleri”ne karşı bu kadar belden aşağı yayın yapmıyorlar. Bir haber sitesinin taraf olduğu siyasi görüşün, karşısında yeralan parti lideri hakkında yaptığı haber (!) gerçekten içler acısı. Haberin detaylarını burada verip yanlış anlaşılmaya vesile olmak istemiyoruz. Zira haberi verdiğimiz zaman içinde bulunduğumuz süreç itibariyle seçmenin görüşünü etkileyerek kullanacağı oyun vebaline ortak olmak taşıyamayacağımız bir sorumluluk.22 Temmuz’da yapılacak seçimin Türk-İslam alemine hayırlı olması ve kaliteli, dürüst propaganda ve yayın anlayışının yerleşmesi temennisiyle…Turaneli.Net